facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

BASINA VE KAMUOYUNA ZORUNLU AÇIKLAMAMIZDIR

Ülkemizin içerisinden geçtiği karanlık ve baskıcı günlerden aydınlığa çıkacak biricik yolun işçi sınıfının örgütlü mücadeleci duruşu ile gerçekleşeceğine olan inancımızla çıktığımız bu yolda birçok iş yerinde özel güvenlikçi olarak çalışan özel güvenlik işçilerinin mücadelesi ve direnişi ile kurulan sendikamız, üyeleri ve dostları ile birlikte en zor koşullarda yürüttüğü mücadelesini binlerce güvenlik işçisini üye yaparak, mücadeleyi toplu sözleşme barajını aşarak ve iş yerlerinde toplu sözleşme yapacak seviyeye getirmiştir. Bugün birçok iş yerinde toplu sözleşme yapan sendikamız işçi sınıfının gelecek mücadelesini üyeleri ve dostları ile birlikte kararlı bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Bu sürede bizlerden katkısını esirgemeyen bütün dost kurumlara ve kişilere işçi sınıfı adına teşekkürü bir borç biliriz Özel Güvenlik İşçileri Sendikası olarak daha önceki dönemlerde olduğu gibi bu dönemde de her türlü yalana, tacize ve zorbalığa karşı boyun eğmeyen, kendi iradesini bin bir fedakarlıkla, yiğitçe ifa eden özel güvenlik işçilerinin; demokratik, sınıf ve kitle sendikacılığı anlayışından taviz vermeden, işçi sınıfının, üyelerimizin ve sendikamızın çıkarlarından başka hiçbir kişi ya da grup çıkarı gözetmeden, içinden geçtiğimiz bu zor dönemde sendikanın birliğini sağlayacak, sendikanın ve üyelerimizin hedeflerini gerçekleştirecek, örgütlü mücadeleyi büyüteceğine olan inancım sonsuzdur 2013 yılında yola çıktığımız bu onurlu mücadele içerisinde sendikamız birçok defa patronların ve devletin saldırılarına maruz kalmıştır. Sendikamıza yönelik bu saldırılara karşı en güzel cevabı özel güvenlik işçileri örgütlü mücadeleyi yükselterek vermiştir. Sendikamıza ve yöneticilerine yapılan saldırılar bunlarla sınırlı kalmamış sendikamıza ve işçi sınıfına dost görünen ancak işçi sınıfının çıkarlarına en büyük ihaneti ve darbeyi vuran kişi ve kurumlarca da en alçak ve onursuz saldırılar yapılmıştır. Örgütlü mücadele için çıktığımız bu yolda bize ve sendikamıza yapılan bu saldırılar bizleri mücadele etmekten alıkoymasa da bir grup özel güvenlik işçisi arkadaşlarımızı sendikanın karşısında konumlandırmıştır.bu hayatı zehirleyen kirleten hileyle hurdayla hertürlü alicengiz oyunlarının taktiğini kriminal bir biçimde sürdürerek devam eden bu anlayışı amacı gayet açıktır. İşçi sınıfının çıkarları için dayanışma ve mücadele alanı olarak değil ele geçirilmesi gereken ganimet olarak gören kişilerin kendilerini ve şahsi ideallerini yücelterek kişi ve kurumlara dayatmasından başka bir şey değildir. Bu saldırılar egosuna yenik düşmüş kişilerin gördükleri halisünasyonların sonucu ortaya çıkan hastalıklı ruh halinin yansımasıdır.

Özel Güvenlik İşçileri Sendikasını her platformda zora sokan, üyelerini yalanları ile zehirleyen kişisel çıkarları için yanlış hedefe yönlendiren bu kişiler, söyledikleri yalanlarla işçileri sendikanın karşısında konumlandırmaya çalışmaktadır. Sendikanın faaliyetlerini asılsız gerekçelerle mahkemelere şikayet ederek, sendikayı işlemez hale getirmek, sendikanın yöneticilerini ve uzmanlarını tehdit ederek saldırarak ve sindirmeye çalışarak demogojiye dayalı kirli bir propaganda aracı oluşturarak her yolu mübah gören bu kirli zihniyetler amaçlarına asla ulaşamayacaklar Sendikamızı işbirlikçi sendika olarak tarifleyen bu grup ne hikmetse sendikamızı, devletin kanatları altında yıpratmaya çalıştığı günleri unuttular. Bu gibi örneklerle nereye hizmet ettiklerini açıkça gösteren bu grubun işçi mücadelesine ket vurucu faaliyetlerini geçmişte de DİSK’in bünyesindeki diğer sendikalarda da yaptıklarını biliyoruz.

Sendikamıza yapılan bu saldırılarda rol oynayan kişiler, işçi sınıfının mücadele sürecinde kendi içinden ürettiği ve ahlaki yozlaşma, siyasal mağlubiyet ve kişiselleşmiş çıkar mücadelesine yenik düşmüş kişilerin, işçi sendikalarına ve işçi sınıfının mücadelesini veren her türlü kuruma musallat olması işçi sınıfının mücadelesine en büyük zararı vermektedir. Özel Güvenlik İşçileri Sendikası üyeleri ve yönetim kurulu olarak, en zor şartlarda yürüttüğümüz örgütlenme mücadelemizde karşılaştığımız en büyük zorluk maalesef bu işçi sınıfının içerisindeki yıkıcı anlayıştır.

Ortaya çıkan hizipçi, bozguncu ve kişisel çıkarlarından öteye savunacak herhangi bir iddiası olmayan bu dar grubun, iftira ve tehditle insanları sindirerek işçi mücadelesini veren sendikaları ele geçirmeye çalıştığını görmekteyiz. Devrimcilik adına sendikamıza dışarıdan dayatılan bu tarz, zorbalık ve dezenformasyonla desteklenerek Güvenlik Sen

Farklı sosyal medya araçları ile sendikamıza ve yöneticilerimize yönelik asılsız suçlama ve paylaşımlar yaparak, işçi arkadaşlarımızı hemşericilik, mezhepçilik, iftira, tehdit gibi vb araçları kullanarak etki altına almaya ve özel güvenlik işçileri üzerinden sınıf düşmanı anlayışlarına zemin aramaya çalışmaktadırlar. Yerine göre işçileri tehdit ederek, sendika uzmanları hakkında olumsuz kara propaganda yaparak şu ana kadar yürütülmüş bütün örgütlenme faaliyetini tehlikeye atma pahasına da olsa sorumsuzca ve ahlaksızca her araca, her yönteme başvurmaktadırlar.Gerçekleştirilen bu saldırılar, tarihte olduğu gibi işçi sınıfının onurlu duruşu ile bir kez daha püskürtülecektir.

Genel Başkanımız, Genel Sekreterimiz ve Genel Mali İşler Daire Başkanımız ile ilgili bazı basın yayın organları ve sosyal medyada bir üyemizle ilgili olarak “ihbarcılık” yaptıkları gerekçesiyle bilgi ve belgeler paylaşılmakta, yazılar yayımlanmaktadır. Kamuoyunun hakkaniyetli değerlendirmeler yapabilmesi açısından yaşanan sürece ilişkin gerçek bilgileri ve aslında iyi niyetli yaklaşımların ne olması gerektiğini paylaşmanın önemli olduğunu düşünmekteyiz. Öncelikle belirtmek isteriz ki 09.04.2017 tarihinde gerçekleştirdiğimiz Olağan Genel Kurulumuz öncesinde muhalif ekibin yaklaşımları demokratik muhalefet sınırlarını aşmış, yönetimi almak için “her yol mübah” anlayışı kılavuz olarak benimsenmiştir. Bu süreçte Genel Başkanımız Serdar Aslan’a ve diğer yönetim kurulu üyelerine sözlü ve yazılı hakaret ve tehditlerde bulunulmuştur. Genel Kurul sürecinin yaratmış olduğu atmosfer içerisinde yapılan anlık değerlendirmeler sonucunda Genel Başkan Serdar ARSLAN ile Yönetim Kurulu Üyeleri Hüseyin ÜNLÜ ve Doğan ÖZDEMİR imzasıyla üyemiz Salih ŞENOL, Garip KARATAY, Kadir BÜLBÜL, Volkan KARATAŞ ve bizimsendikamız.org hakkında kişisel hakaretler ve tehdit gerekçesiyle suç duyurusunda bulunulmuştur. Ancak sonrasında yapılan değerlendirmelerimizde suç duyurusunda bulunulmasının doğru olmadığı kanaatine varıldığından ertesi gün başvuru geri çekilmiştir. Ancak her ne kadar suç duyurusu başvurusu geri çekilmiş olsa da bazı atıfları Cumhuriyet Savcılığı suç unsuru bulunduğu tespitiyle soruşturmayı devam ettirmiştir. Soruşturmanın gereği olarak emniyet yetkilileri tarafından istenilen bilgiler, suç duyurusu başvurusu geri çekildiği için tarafımızca cevaplanmamıştır. Gelinen aşamada soruşturmanın Salih ŞENOL ile ilgili olarak devam ettiriliyor olmasının üzüntüsü içerisinde olduğumuzun bilinmesini isteriz. Başvurunun geri çekilmesine karşın bir üyemizle ilgili soruşturmanın bu noktaya gelmesi kabul edeceğimiz bir durum değildir. Bununla birlikte özel güvenlik işçilerinin hak mücadelesinin tek ve gerçek örgütü olan Güvenlik-Sen’in birilerinin küçük hesaplarının kurbanı haline getirtmeyeceğimizi de buradan ifade etmek istiyoruz.

Bizleri, ihbarcılıkla suçlayanların; Bundan 2,5 yıl önce sendikayı ve resmi evrakları ele geçirmek için sendikanın kapısını kırmak suretiyle içeriye girdiklerini, Genel Sekreter Salih ŞENOL’un Genel Sekreterlik görevinden Genel Eğitim Sekreterliğine geçtikten sonra bütün kararlarda imzası bulunmasına rağmen öncelikle sendikaya ihtar çektiğini, defalarca savcılığa şikayet dilekçesi verdiğini bu şikayetler üzerine emniyet güçlerinin sendikamızı bastığını, İlke ve değerlerden bahsedenlerin sorun gördükleri her konuda Sendikamızın denetleme ve disiplin kurullarını hiçe sayarak savcılıklara koşmalarını (*), Sendikamızın ilke ve değerlerinden dem vuranların demokratik yarışın gereği olarak yönetim dışı kalmaları üzerine daha dört yıllık bir mazisi olan sendikamızı sosyal medya üzerinden hak etmediği yıpratma ve karalamalara maruz bırakanları unutmadık. Bu yıpratma ve karalamaları TÜRK-İŞ’e bağlı Güvenlik-İş’in sitelerinde yer vererek özel güvenlik işçileri nezdinde sendikamızı itibarsızlaştırmaya çalıştığını, Genel Kurul sonrasında sonuçları kendilerine yediremeyenlerin sendikamızın temsilcilerine ve delegelerine pusu atarak saldırttıklarını, Listeler arasındaki büyük farka rağmen demokrasiyi ancak söylemde benimseyenlerin kaybetmeyi kendilerine yediremeyip Genel Kurul sonrasında bu defa da Yüksek Seçim Kuruluna itirazda bulunduklarını biz ve güvenlik işçileri biliyoruz. Amacımız yapılan hatanın üstünü kapatmak değil, bugün ahlak ve ilke savunuculuğu yapanların samimiyetlerini ortaya koymaktır. Güvenlik-Sen sınıf mücadelesinin, güvenlik işçilerinin hak mücadelesinin önemli bir mevzisidir. Bu mevzide sınıf mücadelesi adına özveriyle, dürüstçe mücadeleyi yükseltmek isteyen her nefere kapılar açıktır. Ancak küçük hesaplar adına, sendika benim olsun adına pusuda bekleyerek yapılan hatalardan pay kapmaya çalışanlar, çelme takmaya çalışanlar ne Güvenlik-Sen’de ne de başka yerlerde yer bulamayacaklardır. Sendikamız Güvenlik-Sen içinden geçtiğimiz bu zor süreçten alnının akıyla çıkmayı başaracak güç ve birikime sahip bir örgüttür. Açıklamalarımızda da belirttiğimiz gibi her ne kadar suç duyurusu başvurusu tarafımızca ertesi gün geri çekilmiş olsa da kim olursa olsun bir üyemizle ilgili olarak soruşturma açılmış olmasına neden olmamız, sendikamızın yetkili kurullarında değerlendirilecek ve gelişmeler kamuoyuyla paylaşılmıştır Kamuoyuna saygılarımızla..

 

Yaşasın DİSK

Yaşasın GÜVENLİK-SEN

Yaşasın örgütlü mücadelemiz!

Genel Başkan : Serdar ASLAN

Genel Sekreter : Hüseyin ÜNLÜ

Genel Mali İşler Daire Başkanı : Doğan ÖZDEMİR

(*)

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir